Mide Gücün Merkezidir

 Mide Gücün Merkezidir

MİDE 

Midenin rolü hepimizin bildiği gibi kısmen sindirilmiş (yani çiğnenmiş) besini almak ve bu besini ince bağırsağa hazırla­maktır. Mide asit salgılar. Bu asit besini parçalar ve onu ince bağırsağa geçişte emilime hazırlar. Mide sağlığının doğuştan nasıl olduğunu yüzümüze bakarak anlayabiliriz.

Üst dudağın üst çizgisi mideyi sembolize eder. Bu çizgi açık ve keskinse mide sağlam bir yapıya sahiptir. Bu çizgi belirsizse mide pek güçlü değildir. Yüzün rengi sarıya yakın bir renk olduğunda da mide de bir sorundan bahsedebiliriz.

Midenin gücünü azaltan en önemli şeylerden bir tanesi besinleri iyi çiğnemeden yutmaktır. Tükürük salgısı alkalidir ve besinler burada ne kadar iyi öğütülürse mide o derece rahat eder. Bununla birlikte kırmızı et gibi zor çiğnenen yiyecekler, aşırı asit içeren besinler mide sağlığını etkiler. İyi çiğnemenin yanında yemek sırasında ve hemen sonrasında alınan sıvılar da midenin hazmetmesini zorlaştırır. Yutmaya destek olarak sıvı almaya olan ihtiyaç iyi çiğnememekten kaynaklanır.

 Duygusal olarak kontrolcü yapıya sahip olanların da mideleri hassastır.

Midesinde sorun olanın otoriteyle sorunu vardır. 

Mide aynı zamanda babanın kadınlarla olan ilişkisini sembolize eder. 

Hayatın gidişatına istediği şekilde yön vermeye çalışmak, istediği gibi olmadığında gerginlik yaşamak ve gücü doğru yerde kullanamamak da mide sorunlarıyla kendini gösterir. 

Mide vazgeçilmez organlarımızdan biridir. Midede görülen en ufak bir rahatsızlık bile bizi etkiler. Kronik mide rahatsız­lıklarıysa gün boyu başımızı ağrıtır.

Mide sorunlarını dilde oluşan pamukçuklardan anlayabiliriz. Dildeki bu beyazlıklar mide ve dalak enerjisinde sorun olduğunu gösterir. Sabahları dişlerinizi fırçaladıktan sonra dil temizleyiciyle dilinizi temizlemeli ve dil kontrolünüzü yapmalısınız. Bu sayede bedeninizde olan biteni daha iyi anlayabilirsiniz.

Midede ve devamında sindirim sisteminde  meydana gelen sorunları anlayabilmek için dalak ve onun çalışma prensiplerini anlamalıyız. Dalak enerjisi bedendeki alkalinin yeterli miktarda bulunmasını sağlar. Kanda fazla asit olursa dalak etkilenir. Dalakta oluşan enerji dengesizliği aşırı tatlı, meyve suyu, alkol ve başka yin nitelikli gıdaların tüketiminden kaynaklanır.  ( yin özellikte yiyecekler yumuşak, çoğunlukla şekerli veya hamurlu, rahatlatan etkiye sahip ve kolay sindirilebilir olanlardır)

 

DALAK

Dalak kanı hasarlı ve ölü hücrelerden temizler. Bağışıklık hücrelerini kana karıştırır. Sindirimin düzgün yürümesi konu­sunda hayati bir işleve sahiptir, özellikle de mideyi ve kalın ba­ğırsağı Ki ( Chi)  enerjisi, yani yaşam gücüyle beslemesi bakımından önemlidir.

Dalak meridyenindeki faaliyetler zayıf olan kadınlar âdetle il­gili sorunlar yaşayabilirler. Aynı durumdaki erkeklerse iktidar­sızlıktan çekebilirler.

Dalakla ilgili duygular şefkat ve duygudaşlıktır. Dalakları zayıf olanların duygudaşlık yönleri aşırıya varır. Dalakları sağlıklı ve dengeli olanlarsa başkalarına güçlü şefkat duygu­ları besledikleri gibi hayatın zorluklarının gerisindeki anlamı da çözmeye çalışırlar.

Dalak enerjisi yetersiz kaldığında

Dalak enerjisi zayıf olan insanların sindirim sistemleri güç­süz, tükürük salgıları yetersiz, tat alma duyuları zayıf olur. Böyle insanların mideleri kronik olarak fazla asit üretir, yüzle­ri koyu renk olur, hemen soğuk algınlığı kaparlar, göbekleri katı ve aşırı hassastır, omurgaları acır ve ayaklarındaki kan dolaşımı zayıftır.

Psikolojik olarak ayrıntılara takılma eğilimindedirler, kro­nik olarak huzursuz ve kaygılı olurlar; bir ihtimali fazla düşünürler; geceleri uykusuz kalmaktan ötürü kronik yorgunluk yaşayabilirler; ve kan dolaşımlarının iyi olmamasından dola­yı elleri ve ayakları üşüyebilir. Ayrıca duygusal bakımdan za­yıf ve aşırı duyarlı, dedikoduya fazla meraklı olabilirler; ve bu­na gerekçe olarak aslında insanların dertlerini dinledikleri ba­hanesini ileri sürerler.

Dalak enerjisini iyileştirmek için; karşınızdakini dinlerken onun bir sonraki hamlesini, onun duygusal olarak ne durumda olduğunu ve bundan sonraki hareketinin ne olacağını düşünerek hareket etmeyi bırakmalısınız.

Örnek;

Bir müşterinizle konuşuyorsunuz ve onun gergin olduğunu fark ediyorsunuz. Onun yapacaklarına karşı bir tavır geliştirerek hareket etmeye başladığınızda sizin eyleminizi onun duyguları belirler. Burada Yin özellik ‘’ ben bunun ne yapacağını biliyorum, şimdi …. Yapacak, bana sorun çıkaracak, zaten gergin ona şöyle davranmalıyım’’ diyerek kendi içinizden konuşmayı bırakıp. Olayı üstünüze almak yerine sizden tam olarak ne istediğine odaklanarak sadece sizden istenileni iyi dinlediğinizde Yin enerji doğru çalışmaya başlar. Bu sayede siz de Yang enerjinizi doğru kullanır ve ona net cevaplar verirsiniz.

Örnek;

Eşinizle konuşmayı planladığınız bir konuyu açtığınızda onun sinirli bir tepkisiyle ‘’ şimdi alttan alayım, sinirleri bozuk’’ diyerek susup ama içinizden konuşmak istediğinizi kendinize ifade etmeye başladığınızda da duygusal olarak onun durumuna göre yönelim göstermiş ve kendinizi bastırmış olursunuz. İçinizden söylenmeniz sizin Yin enerjinizi yanlış kullanmanıza neden olur. Bunun sonunda istediklerinizi doğru zamanda doğru şekilde ifade edemezsiniz. Bunun yerine ifade etmek için doğru zamanı beklemek, kendinizi onun duygusundan uzaklaştırmanıza yardım eder.

Bir başka konuda başkalarının yaşadıklarıyla özdeşim kurmaktır. Bu da duygudaşlığın başka bir şeklidir. Onun acısını üzerinize alıp, kendinizi onun yerine koyarak enerjinizi düzeltemeyeceğiniz bir konuya yöneltmeniz de Yin enerjinizde bozulmaya neden olur.

 

Dalakta enerji bloke olduğunda

Dalakta fazla enerji olduğunda, bu organın denge haline dönme çabasından ötürü, tükürük salgısı da aşırıya varır. Böyle insanların midesi hassastır ve fazla asit üretmeye yat­kındır. Bacaklarda ağırlık olur ve bu insanın canı tatlı çeker. Bu kişilerde aşırı şeker tüketiminden dolayı hipoglisemi olma ih­timali vardır. Bundan ötürü de ruh hali ve enerji düzeyi büyük ve ani değişiklikler gösterebilir. Burada da duygudaşlık aşırı­ya varabilir ve bir şey için çaba göstermenin veya bir şeyi an­lamaya çalışmanın boşa kürek çekmek olduğu düşüncesi uyanabilir.

Dalak ile ilgili sorunların en rahat gözlemleneceği nokta ayak baş parmağının yanında bulunan dış kemiğin şişmesidir. Burada oluşan şişlik; aşırı tatlı ve mineral eksikliğinden yorgun düşmüş dalağın üzerindeki yükleri gösterir. Bu tip göstergeler eklem iltihaplarının da habercisidir.

Beslenme dışında bu etkiyi yapan duygusal yaklaşımlar; başkalarına ve onların yaşadıklarına odaklanmak, dışarıda olan biteni kontrol etmeye çalışmak, gergin bir yaşam biçimi benimsemektir.

Midede enerjisi bloke olduğunda

Mide enerjisi fazla olan insanlar midelerine fazla odaklan­ma eğilimindedirler. Böyle kişiler iştahları fazla olmamakla birlikte çok yerler. Omuzlarında katılık, bazen de ağrı olur. Bacaklarında veya genel olarak vücutlarında kan dolaşımı yetersizdir. Ciltleri kuru ve serttir. Kansızlığa yatkındırlar. Ka­dınlar cinsel organlarında kronik sorunlar yaşayabilirler.

Mide enerjisi aşırıya varan insanlar fazla düşünürler. Haya­ta dönük olağanüstü bir hırsları vardır ama bunları gerçekleş­tiremez ve hüsrana uğrarlar. Bu insanlar asla tatmin olmazlar. Duygusal bakımdan aşırıya giderler; ya soğukturlar ve sevgi göstermezler, ya da aşırı sevgi gösterirler. Çok yerler ama hep aceleleri olduğundan yemeğin değerini takdir etmezler. Sürekli çalışıp çabalarlar, ama hedefe ulaşma duygusundan yoksundurlar. Sinir hastası olmaya yatkındırlar

Mide, pankreas ve dalak sorunu olanların karaciğelerine fazladan yük bindirdiklerini söylebiliriz.

Karaciğer ve safra kesesi özellikle paketli gıdaları, kızartmalar, sanayi tip yağlar, ilaç kullanımı ve cilt yoluyla alınan bazı katkı maddeleri nedeniyle etkilenir. Bağırsak sağlığı bozulduğunda da karaciğere yük biner. Sistemi yeniden düzenlemek için öncelikle katkı maddeleri içeren ürünlerden uzak durulmalıdır. Günümüzde cilde sürülen ürünlerin bir çoğu kimyasal içeriklerine çok dikkat edilmeden kullanılır. Cilt yoluyla alınan bir çok ürünün içindeki atık maddeler karaciğerin çalışmasında sorun oluşturur.

Beslenmede hayat biçiminde doğal ürünler kullanımının önemini hatırlamalıyız.

Diş macunları, güneş koruyucular, makyaj malzemeleri, hazır soslar, paketlenerek yemeye hazır hale getirilmiş ürünler, anında tüketim noktalarında uzun süre kullanılan yağlarda kızartılan ürünler, katkı maddesiyle hazırlanan hamur işleri, kremalar, hazır dondurmalar, gazlı içecekler, çiftliklerde ilaç ve hormon verilerek yetiştirilen hayvansal ürünler, şekerli tüm besinler, aşırı meyve tüketimi, fazla alkol alımı ve buna benzer yaşam biçimleri insanın geleceğini ipotek altına almasına neden olur.

Sadelik saadet getirir.

Özellikle suda bekletilmiş bakliyatlarla hazırlanmış çorbalar, yemekler, ekşi mayayla hazırlanmış atalık tohumlardan üretilmiş ekmek ve hamur işleri, hayvansal ürünlerin minimum düzeye indirilmesi, hayvansal proteinlerin birbiriyle karıştırılmadan yenmesi ( yumurta ile et, peynir ile yumurta, süt ürünleri ve et vb…) fazla ekşi besinlerin tüketimi azaltılmaldır. Mideyi tam olarak doldurmak yerine bir miktar boşluk bırakılmalıdır.

Bununla birlikte tam olarak acıkmadan herhangi bir yiyecek yenmemelidir. İki öğün arasında en az 4 saat olmalıdır.

Öğün aralarında atıştırmak da mideyi çalıştırır.

Gece hava karardıktan sonra karnınız acıktıysa lapaya yakın çorba yemeniz mideyi rahatlatır. Akşam saatlerinde hayvansal protein tüketmek yerine sindirimi kolay sebze yemeklerini tercih edebilirsiniz.

Yemeğe başlamadan en az yarım saat önce suyunuzu için ve yemekle birlikte su da dahil sıvı almamaya çalışın. Yemekten iki saat sonra su içebilirsiniz. Aşırı kahve ve çay tüketiminin de mideyi uyarıcı etkisi vardır.

Osmanlı hekimleri 2+1 kuralını önerir. Bir gün iki öğün, bir gün tek öğün beslenme.

Bunu günümüzde yapmak pek mümkün olmadığından belli zamanlarda 1+ ½ öğün sistemi uygulayabilirsiniz.

İnsülin direnciniz varsa mutlaka karaciğer sağlığınızı iyileştirmeye odaklanmalısınız. Aynı saatte düzenli olarak ( 4 saatte bir ) tek besinli sade bir öğünle mideyi ve sistemi rahatlatabilirsiniz.

Balkabağı, patates, sarı mercimek, kabak, haşlanmış gıdalar, çorbalar mideye iyi gelir.

Sabah aç karnına ılık suyun içine 2 yemek kaşığı ev sirkesi koyup içmeniz mide asidini düzenlemenize yardımcı olur. Mide hafif tatlı besinlerle kendini iyi hissettiği için bu suyun içine bir tatlı kaşığının yarısı kadar bal da ekleyebilirsiniz

Sarı renk mide bölgesinde meydana gelen şikayetleri iyileştirmenizde yardımcı olur.

Midede sorun olduğunda karında bir sertlik olur. Bunun için ayrı bir nefes egzersizi yazısı paylaşacağım. Karın içini rahatlatıcı egzersizleri kendinizde bulabilirsiniz.

Midenizi iyileştirmek için aromaterapiden  destek alabilirsiniz.

Sabah aç veya tok karnına ( mide hassasiyetine bağlı olarak)

1 bardak suyun içine ikişer damla paçuli, limon ve nane uçucu yağlarından damlatıp içebilirsiniz.

Gerginliği gidermek koklama olarak veya difüzörde kullanmak için

Bergamot, lavanta, turunçgiller yağlarından destek alabilirsiniz.

 

Bu yazıda kullandığım Doğu Tıbbına ait bilgiler ” Bedenin Bilgeliğini Keşfetmek’ OHASHI kitabından alınmıştır.


Yorumlar