Eşyanın Hakikati

 Eşyanın Hakikati

Gördüğünün bildiğinin ötesinde…

Görmeden görüp, bilmeden bilip, göremediğinde “bir hikmet vardır” deyip; Eyvallah diyebilir misin?

Bu kadar emin olabilir misin?

Hiç bilmediğin bir yere adım atabilir misin? Attığın o bilinmezin içindeki adımının seni kucaklamaya götürdüğünü tahmin edebilir misin?

Tahmin edemediğinde, kaybolduğunu düşündüğünde pusulanı açıp, kucaklandığından emin olabilir misin?

Kucaklanmadığında o kucak kapandığında yine de emin olabilir misin?

Cevap bulamadığında, cevapların senden uzağa gittiğinde, soruların içinde boğulduğunda, bir damla dahi akış alamadığında hala orada durabilir misin? Yoksa sana bir şey verilmediğini düşünüp orayı terk eder misin?

Işığa tapmayı bırakıp karanlığa sapmayı tercih eder misin? Işığa taptığın kadar, karanlığa sapma potansiyelin var anlayabilir misin?

Işıkta yorulan bedenini, ışığın önünü göstermeyen gücünü terk edip karanlıkta dinlenebilir misin?

Kendi karanlığının içinde kaybolmuşken, o kayboluşun bir buluşma olduğunu; kalbinden sana titreyen o mumu yakabilir misin?

Akış durduğunda, aktaramadığında, kalbinle bağlantın kesildiğinde, hala orada kalabilir misin? Kalışın bir kala kalmışlık değil de orada buluşmaya hazırlanmak için, hazırlanan bir gelin gibi hazırlığa devam edebilir misin?

Sana verilmediğinde, verilmeyen için şükür edebilir misin?

Alış ya da verişin hiçbir tarafında olmadan ama her ikisinde de olarak olanı kabul edebilir misin?

Huzuru dahi aramayı bırakabilir misin? Huzursuzluğun içinde huzura yerleşebilir misin?

Görmediğinde, duymadığında, hissetmediğinde, ifade edemediğinde, koklayamadığında bu dünyaya ait ne varsa senden uzağa gittiğinde “dünyanın” neresi olduğunu bilmediğinde, gerçeğin mi, rüyanın mı içinde olduğunu anlamadığında hala uyanmak ister misin?

Uyandığında bırakacağın şey tatsa, tatsızlığa varmadan tadı terk edebilir misin?

Bunların hepsi Aşk`ın nefesi… Bir nefes almak ister misin?

Tuttuğun nefesi bırakarak, kavuştuğunun seni olduğun halden yakmasını seyredebilir misin?

Buluşacağının ne olduğunu bilmeden hala buluşmaya isteklenir misin?

 

 

Hakikat Kelime Kökeni

~ Ar ḥaḳīḳa ͭ حقيقة [#ḥḳḳ sf. f.] gerçeklik, doğruluk ( www.etimolojiturkce.com) 

 

Hak Kelime Kökeni

~ Ar ḥaḳḳ حقّ [#ḥḳḳ msd.] yasaya, hakikate veya bilgeliğe uygun olma; doğruluk ( www. etimolojiturkce.com )

 

Arapça ˁşḳ kökünden gelen ˁişḳ “şiddetle sevme, şiddetli ve yakıcı sevgi” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaşaḳa sarmaştı, sıkıca sarıldı, 2. aşık oldu” sözcüğünün masdarıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice ˁāşaḳ karışma, haşır neşir olma, bir şeyle uğraşma” sözcüğü ile eş kökenlidir. ( www.etimolojiturkce.com) 


Yorumlar