Beslenme Hatalarını Bularak Bedeni İyileştirmek ( Böbrekler)

 Beslenme Hatalarını Bularak Bedeni İyileştirmek ( Böbrekler)

Doğanın ritmiyle bedenin ritmi uyum içinde olduğunda sağlıklı ve mutlu oluruz. Doğuştan getirdiğimiz özelliklerimizi iyi anlarsak zayıf ve güçlü yanlarımızın farkında oluruz. Bu sayede duygusal, bedensel ve düşünsel olarak uyumlu yaşayabiliriz. Doğru yaklaşımlarla aşırılıklarımızı dengeleyebiliriz.  Dışarıdan bizi tamamlayacak olay, hastalık ve kazalardan da korunmuş oluruz.

Bu yazıda OHASHI tarafından yazılmış ‘’ Bedenin Bilgeliğini Keşfetmek’’ kitabında yer alan bilgileri sadeleştirerek paylaşıyorum. İbni Sina tıbbında da önemli yer tutan beslenme yoluyla hastalıkların tedavi edilmesi için yapılan hataların tespiti oldukça önemlidir.  Yaşamın akışı içinde bedenimizde olan biteni anlamamız zaman alabilir. Dikkatimizi verirsek kendi kendimizi şifalayabiliriz.

Bu yazımda ayrıca tedavilerinde fonksiyonel tıp yaklaşımlarını, aromatearapi ve homeopatiyi  uygulayan  Dr. Gülin Sucak’ın tavsiyelerini de dahil ettim.  Takip etmek isteyenler için @drgulinsucak

BÖBREKLER

Böbrekler bedenin irade makamıdır.

Böbrekler bedenin süzgeci gibidir. Doğu tıbbına göre yaşam enerjisi burada üretilir. Batı tıbbında da böbreküstü bezlerin salgıladığı kortizol seviyesinin artmasının stresin ana nedeni olduğu kabul edilir. Biz şehir yaşamında doğanın döngüsüne inat bir yaşam biçimi belirlediğimizde böbreklerimiz zorlanır. Böbrekte sorun oluştuğunda ince bağırsak, kalp ve damar sistemi zorlanır.

Bu nedenledir ki böbrekler, ataların mirasının korunduğu mahzenler olarak görülür. Bir başka deyişle, böbrekler soyu­ nuzun zenginliğini saklar.

Böbrekler atıkları süzerek kanı arındırır. Bu nedenle bu or­ganlar manevi anlamlara da sahiptir: onlar hayat için gerekli olanları gereksiz olanlardan ayırır. Böbrekler deneyimlerimiz için değerli olan şeylerle gereksiz olan ve atılması gereken şeyleri ayırt etmemize yardımcı olmak gibi önemli bir işlev üstlenir.

Böbreklerimizin durumu sağlığımızın genel gidişatı açısın­dan önemlidir. Kişi kendini kronik olarak güçsüz ve yorgun hissediyorsa dinlenmeli ve böbreklerine bakım uygulamalıdır.

Böbreklere zarar veren ilk unsur doğanın ritmine aykırı yaşamaktır. Hastabakıcılar, fabrikaların gece vardiya­larında çalışanlar, seyahat eden, özellikle de seyahatlerinde saat farkı yaşayan insanlar gibi ağırlıklı olarak gece çalışıp gündüz uyuyanlar doğanın ritmine aykırı yaşar­lar. Bu durumda böbrekler zorlanır.

Enerjimizi tüketerek de böbreklerimize zarar verebiliriz. Özellikle sevmedikleri işlerde çok çalışanlar, fazla cinsel ilişkide bulunanlar buna örnektir.

Böbreklerde bir sorun olup olmadığını göz altından anlayabiliriz.

Bazen göz altlarında küçük sivilceler görürsünüz. Bu sivil­celer böbrekleri meydana getiren minik arterlerde çok fazla sümüksü madde olduğunu gösterir. Böbrek taşları da göz al­tı torbalarında içi dolu sivilcelerin veya siyah noktaların varlı­ğından anlaşılır. Aşırı yağlı ve kolesterollü besinler böbrek taşlarının oluşumuna katkı sağlar.

Göz altlarının koyulaştığına, kahverengi veya neredeyse siyah bir renge büründüğüne tanık olmuşsunuzdur. Gözün al­tı karardıkça kişi ağır hastalıklar yaşayabilir. Çünkü böbrekler zorlanıyor ve kanı yeterince arıtamıyorlardır. Dolayısıyla böbreklerde ve kanda atık birikmektedir.

Aşırı tuz tüketimi de göz altı torbalarının kararmasıyla so­nuçlanır. Fazla tuz böbreklere zarar verir ve tansiyonu yüksel­tir. Tuz daraltıcı etkiye sahip olduğundan böbrek arterlerinin kapanmasına neden olur. Bu bahçeyi suladığınız hortumu sıkmakla aynıdır: sıkılan noktanın gerisinde sıvı birikir ve bu­rada büyük bir basınç oluşur. Tuz tüketiminde özellikle doğal ve kristal tuzları tercih etmek doğrudur. Tuzu gizlice bedenimize aldığımız besinlerin başında sanayide üretilmiş paketli ürünler yer alır.  Şarküteri ürünleri, turşular, tuzlanarak saklanan salçalar gibi ürünlerle fazladan tuz alırız.

Böbreklere  çok soğuk içecekler tüketmek de zarar verebilir.  Bunun bedende, özellikle de böbreklerde yarattığı şok etkisi işlevlerde yetmezliğe yol açar.  Su tüketimine günlük aktivitelerinize, bedenin uyarılarına göre karar vermelisiniz. Az su içmekte gereğinden fazla su tüketmek de zararlıdır. Aşırı su tüketimi de bedende mineral kaybına neden olabilir. Bununla birlikte yeterince su içmemek de atık maddelerin atılamamasına neden olabilir.

Sıvı tüketiminde suya öncelik vermeliyiz. Yemekle birlikte sıvı ve özellikle su tüketimi doğru değildir.  Yemekten en az yarım saat önce ya da yemekten en az iki saat sonra su içilmelidir. Yemek sırasında susuyorsanız gün içinde yeterince su almıyorsunuzdur. Yemek sırasında içilen su sindirim ateşini azaltır.

İbni Sina böbrek bölgesinin sıcak tutulmasını tavsiye eder. Böbrekler cinsel yaşamın da merkezi kabul edilir

Bununla birlikte cinsel enerjinin yoğun kullanımı, kadınlarda rahim bölgesinde yapılan operasyonlar böbrek enerjisinde aksamaya sebep olabilir.

Yoğun stres böbrek enerjisine zarar verir. Çocuklarda göz altı torbası olmaması gerekir. Bu durumda çocuğun böbrek bölgesi sıcak tutulmalı, gazlı içecekler, şekerli ürünler ve kızartmalar beslenmesinden çıkarılmalıdır. Böbrek sağlığında oluşan sorunlar kemiklerde de sorun yaratabilir.

Beslenmede özellikle mevsimsiz besinler yemek – örneğin kışın karpuz, domates, patlıcan, biber, salatalık – ya da aşırı rafine veya kimyasal katkı maddeli ürünler tüketmek böbrek sorun­ları oluşturur. Hayvansal ürünleri, tatlılar, alkol ve özellikle fazla şarabı çok tüketmek de böbrek sağlığını kötü yönde etkiler. Böbrek karaciğer ve akciğer için enerji sağlayan organ olduğu için ondan oluşan sorun bu organları da etkiler.

Psikolojik bakımdan da böbrek enerjisindeki yetersizlik kronik huzursuzluğa ve korkuya yol açar. Böyle insanlarda kararsızlık da vardır. Sabır ve dayanıklılık gösteremedikleri için aile ilişkilerinde sorun yaşarlar.

Böbrek enerjisi zayıf olan insanların özellikle kalça ve ha­ra bölgelerinde kan dolaşımı pek iyi değildir ve belleri ağrır. Ayrıca bu insanlar sık sık idrara çıkarlar. Böbrekler cinsel or­ganları da kontrol eder ve bu yolla hormon dengesini düzen­ler. Böbrek enerjisi azaldığında cinsel dürtüler de zayıflar. Böb­rek enerjisi yetersiz kalan insanlar derin bir uyku çekmekte zorlanırlar. Bunun yanı sıra böbrekler kemiklerin sağlığını da etkiler. Zayıf böbrekler, kemik erimesi dahil, kemik hastalıkla­rına yol açar ve kırıklara davetiye çıkarır. Böbrekleri güçsüz olan insanların başına sık sık kazalar da gelir.

Böbrekler ayrıca işitme organlarıyla da bağlantılıdır. Böb­rek enerjisi azaldığında kulaklardaki kan dolaşımı zayıflaya­ bilir, yüksek frekansları işitme güçlüğü baş gösterebilir ve ba­zen de kulakta çınlama olabilir.

Böbreklerinde fazla enerji olan insanlar genellikle kronik olarak susarlar, kulakları çınlar, işitme duyuları zayıftır, bel ve gövdelerinde katılık hissederler, idrarları koyu renktedir, ağız­larında acı bir tat olur, nefesleri kokar ve aşırı çalışmadan do­layı kronik yorgunluk hissederler. Ciltleri koyu renklidir, özel­likle de göz altları kararır.

Psikolojik bakımdan bu insanlar işlerine çok düşkündürler. Sinirleri gergin ve endişeli, hırslı, mükemmeliyetçidirler. Başaramama korkusunun veya başlarına bir felaket geleceği duy­gusunun etkisi altında olabilirler.

Böbreklerde bir sorun olup olmadığını dilden de anlayabiliriz. Dil, beyaz bir tabakayla kaplı olması dışında kahverengi ve siyah gibi başka renklere de bürünebilir. Koyu renkler, özel­likle de siyah, böbreklerden ciddi ölçülerde zehir atıldığını gösterir. Dilin siyahlaşması ağır bir sorun olduğuna işarettir.

Sırt ağrısı, saçların incelmesi ve dökülmesi, uçlarının çatallaşması ( saçların çatallaşması karaciğer ve akciğerle ilgili sorunlara da işaret eder) , yüzde çıkan bazı sivilceler de böbrek sağlığında bir soruna işaret eder. ( sivilceler aynı zamanda karaciğerle ilgili sorunların da işaretidir.)

Böbrek sağlığına iyi gelen besinler ve beslenme alışkanlıkları

Mümkünse organik ürünlerle beslenin. Yeşil yapraklı besinleri çiğ olarak yemek,  mevsiminde deniz ürünleri özellikle küçük balıklar,  deniz börülcesi, fasulye ( en az 12 saat suda bekletilmiş olmalıdır), bakliyatlar ( 12 saat suda bekletilmelidir.) , karalahana, yulaf, atalık tam buğdaylar, lahana, karnabahar, kıvırcık marul, marul vb…

Böbreğe en iyi gelen beslenme alışkanlığı iyi çiğnemektir.  Her öğünde mideyi bir miktar boş bırakın. Haftada bir gün ya da haftada iki yarım gün sadece sıvı besin tüketin. Mevsiminde yiyecekler tüketin. Böbreklerinizin üzerindeki yükü almak için hamam, sauna, buhar gibi uygulamalarla deri yoluyla toksin attırın. Masaj yaptırmak da bedende oluşmuş toksin birikiminin atılımına yardımcı olur. Güneş ışınlarıyla uyumlu bir uyku düzeniniz olsun. Gece geç saatte yatmak kortizol salgınızı arttırır ve bu da böbrek enerjinizi bozar.

Alkol, hayvansal ürün, kızarmalar, fırında 150 derecenin üzerinde pişmiş gıdalar sindirime yük verir. Bu tip besinleri aldığınızda ertesi gün bir öğün sıvı bir öğün katı beslenin. Düzenli yürüyüş yapmak, sakinleştirici bedensel aktiviteler de gergin böbrek enerjisine iyi gelir.

Besin destekleri; magnezyum gilisinat ya da sitrat ( doktor ya da eczacınıza danışın), D3 + K2, C vitamini ( böbrek taşı olanlar dikkatli kullanmalıdır)

Aromaterapi; Özellikle vajinit ve sistit tedavisini destekleyici olarak ‘’ Nioli’’ uçucu yağı ( yetkili eczanelerden almanızı tavsiye ederim),  akşam rahat bir uyku için Lavanta, Vetiver, Frankince ( yetkili eczanelerden hazırlatmanızı tavsiye ederim) Gündüz için Bergamut, Frankince, Ylang Ylang( kadınlar için) erkekler için Bergamut, Frankince, Ylang Ylang

Sağlıklı bir ömür dilerim

 

 


Yorumlar